Anasayfa
Kremlin’den gelecek hazineleri üç ay boyunca Topkapı Sarayı’nda görebileceksiniz PDF Yazdır e-Posta
Perşembe, 11 Mart 2010 00:00
Cuma gününden itibaren Topkapı Sarayı kendisi ile tarihi bakımdan büyük bağları olan Kremlin Sarayı’nın hazinelerini misafir edecek. Sergi üç ay açık olacak. Burada Kremlin’den gelen zenginliklerin yanında 10 gün kadar sonra açılacak ilave bir sergi daha var: “Osmanlı Sarayındaki Rusya”. Bu diplomatik eşyalarla İstanbul halkı ve öğrencilerimiz Rusya hakkında bir fikir edinecek ve geçen aylarda açtığımız İran sergisi ile komşu medeniyetler hakkında bağlantılı bir yorum yapabilme imkânı olacak.

Kremlin eski Rus şehirlerinde saray ve bürokrasinin ve asker kışlasının bulunduğu hisar kısmıdır. Nadiren taş surlarla, genellikle ahşapla çevrilidir. Moskova Kremlin’i ise 13’üncü asırdan beri Rusya’nın yükselen yıldızıdır. Altın Ordu devletinin fetihleri döneminde eski Rusya’nın parlak şehri Kiev söndü. Kuzeydeki Veliki Novgorod, Altın Ordu hanları ile anlaşarak ayakta kaldı ve Batı Avrupa ile ticari ilişkilerini sürdürerek zenginleşti. Moskova ise Altın Ordu’nun Rus şehirleri üzerinde bağlantısı ve denetçisi mevkiine çıktı. 15’inci asırdan itibaren Moskova Rusya demekti. Kremlin’in taş surları ardında yükselen katedraller hem doğudan hem İtalya’dan gelen ustalar ve mahalli Rus ressamların ve sanatçıların katkısıyla ayrı bir dünyayı doğurdu. Kremlin Sarayı bir yandan Asya’nın izlerini taşır, diğer yandan Bizans kültür çevresinin kuzeydeki uzantısıdır; yeni çağlarda da ister istemez gözleri Avrupa’ya bakan bir dünyadır. 

 Farklı kültürlerden etkilendi

Moskova Kremlin’inin 15’inci ve 17’nci asırlardaki yaşayışı, kullanılan kumaş ve mücevherat, Türk dünyası ile yapılan silah zırh mübadelesi, yerli mobilyalar Rusya’nın farklı kültürel çevrelerden nasıl etkilendiğini gösteren delillerdir. 20’nci yüzyıl başında, Moskova Tarih Müzesi’nin ünlü müdürü İvan Zabelin’in anıtsal eserinde (“Rus Çarlarının Gündelik Hayatı”) bütün teferruatıyla ortaya koyduğu gibi Moskova Kremlin’i şarkla garp arasında bir sentezdi. Kremlin’de Osmanlı sarayından gelen diplomatik hediyeler, özellikle silah, zırh ve at koşum takımları yanında ruhbanın kullandığı kumaşlar, Osmanlı Türkiye’sinin etkilerini gösterir. Etkilere açık olmak bir uygarlıktır ve Kremlin her şeye rağmen özgün bir saraydır. Büyük Petro öncesi Rus medeniyetini temsil eden bu sarayın yaşamı ve protokolü bizim için çok önemlidir. Ve bu sarayda kullanılan eşyanın Osmanlı ve İran saraylarında kullanılan malzeme ile değerlendirilmesinde medeniyet tarihimiz açısından önemle durmalıyız.  

Biz de Topkapı Sarayı’ndan Kremlin’e göndereceğiz

Cuma gününden itibaren Topkapı Sarayı kendisi ile tarihi bakımdan büyük bağları olan Kremlin Sarayı’nın hazinelerini misafir edecek. Sergi üç ay açık olacak. Burada Kremlin’den gelen zenginliklerin yanında 10 gün kadar sonra açılacak ilave bir sergi daha var: “Osmanlı Sarayındaki Rusya”. Bu diplomatik eşyalarla İstanbul halkı ve öğrencilerimiz Rusya hakkında bir fikir edinecek ve geçen aylarda açtığımız İran sergisi ile komşu medeniyetler hakkında bağlantılı bir yorum yapabilme imkânı olacak.

Böyle bir sergi de tıpkı Topkapı’daki İran sergisi gibi ilk defa açılıyor; mevzuatımız ve bütçemiz buna müsait değildi. 2010 komitesinin katkılarıyla bu yapılabildi. “Osmanlı sarayında Rusya” sergisi için Dolmabahçe Sarayı ve Askeri Müze de malzeme verdi. İkinci serginin muadili Kremlin Sarayı’nda Osmanlı eserleri sergisi olarak açılmıştı. Mayıs sonunda da Topkapı Sarayı Müzesi hazineleri Moskova Kremlin’ine gidecek. Böylelikle 2009 ve 2010 yılları geniş anlamda Rusya-Türkiye kültürel yılı olarak yaşanacak.

 

http://www.milliyet.com.tr/topkapi-da-kremlin-gunleri/ilber-ortayli/pazar/yazardetay/07.03.2010/1207904/default.htm?ver=49
Son Güncelleme: Perşembe, 11 Mart 2010 23:29
 
      Biruni Laboratuvar